Blok Zincir Nedir?

Blok zincir, Satoshi Nakamoto lakaplı kişi ya da grup tarafından 2008 yılında bulunduğu düşünülüyor. Satoshi Nakamoto, ilk kripto para birimi olan Bitcoin’i dünyaya tanıtmıştır. 1992 yılında blok zincir yapısına benzeyen şifreli yapıların önceden de kullanıldığına dair söylentiler olmasına rağmen, blok zincir Bitcoin para birimi ile ilk defa çalışmıştır.

Blok zincir, kripto paralara dair tüm işlemlerin tutulduğu dijital kayıt defteridir. Sadece kripto paraların üretiminde değil kripto paraların birçok farklı alanda saklama, yönetme ve depolama gibi işlemleri için kullanılır. Blok zincir bloklardan oluşur. Ağa periyodik olarak yeni veriler eklendikçe, yeni bir “blok” oluşturulur ve “zincir”e eklenir. Bu, blok zinciri defterinin sürümlerini aynı olacak şekilde güncelleyen tüm düğümleri (node) içerir. Blok zincir, bir bilgisayar ağının düğümleri arasında paylaşılan dağıtılmış bir veri tabanıdır. Bilgileri elektronik olarak dijital biçimde saklar. Merkezi olmayan, internet üzerinde dağıtık yapıda çalışan çok hızlı, güvenilir, esnek bir teknolojidir.

Blok zincirde veriler, bir merkez ya da merkez grupları tarafından tutulmuyor. Sisteme dair herkes tarafından veriler tutuluyor. Bu durumda blok zincirin dağıtık yapıya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Blok zincir merkeziyetçi yapıları dağıtık hale getirmiş oluyor. Aynı veri kaydının birbirine bağlı bilgisayarlarda saklanmasına dağıtık yapı denir. Bütün bilgisayarlar tek sunucu gibi çalışıyor. Düğümlerden birinde teknik bir arıza olduğu zaman sistem aksamıyor. Bunun nedeni verilerin diğer bilgisayarlarda bir kopyası olmasıdır.

Blok Zincir Nasıl Çalışır? Çalışma Prensibi Nedir?

Blokların içinde işlem bilgileri ve önceki blokun şifrelenmiş hash yer almaktadır. Hash, işlem kimliğidir. Bloklar, kendilerinden önceki bloklara şifreli biçimde bağlanmış durumdadır. Düğümler tarafından bilgilerin doğruluğuna bakılır. Doğrulama işlemi için ileri matematiksel problemleri çözerek bloktaki olayların doğruluğuna bakılır. Doğruluk onayı alındığında blok, zincire eklenir.

Çalışma prensibine bir örnek verirsek;

1) Bir tüketici Bitcoin satın alır.

2) İşlem verileri, bilgisayar algoritmalarını kullanarak işlemi onaylamak için, Bitcoin’in merkezi olmayan düğüm ağı üzerinden gönderilir.

3) Düğümler işlemi onaylar.

4) Onay alındıktan sonra, işlem diğer işlemlerle gruplanarak bir blok oluşturulur ve zincire eklenir.

5) Blok tamamen şifrelenir ve işlem kalıcı hale gelir. Artık blok zincirinde kaldırılamaz ya da değiştirilemez.

Blok Zincirin Avantajları ve Dezavantajları

Avantajları:

1) İşlemlerin Daha Yüksek Doğruluğu :

Blok zinciri ağındaki işlemler, binlerce bilgisayardan oluşan bir ağ tarafından onaylanır. Bu, doğrulama sürecine neredeyse tüm insan katılımını ortadan kaldırarak daha az insan hatası ve doğru bir bilgi kaydı ile sonuçlanır. Veri tabanında bir düğümde hata olsa bile, hata blok zincirinin yalnızca bir kopyasında yapılmış olacaktır. Bu hatanın blok zincirinin geri kalanına yayılması için, ağdaki bilgisayarların en az %51’i tarafından yapılması gerekir.

2) Maliyet Düşüşleri:

Tüketiciler bir işlemi doğrulamak için bir bankaya, bir belgeyi imzalamak için bir notere ödeme yapar. Blok zincir, üçüncü taraf doğrulama ihtiyacını ve bununla birlikte ilgili maliyetlerini ortadan kaldırır.

3) Güvenli İşlemler:

Bir işlem kaydedildikten sonra, gerçekliği blok zincir ağı tarafından doğrulanması yapılmaktadır. Blok zinciri gibi merkezi olmayan bir ağ, birinin hileli işlemler yapmasını neredeyse imkansız hale getirir.

4) Şeffaflık:

Çoğu blok zinciri tamamen açık kaynaklı yazılımdır. Bu, herkesin ve herkesin kodunu görebileceği anlamına gelir.

Dezavantajları:

1) Hız ve Veri Verimsizliği: Blok zincirinin işlemleri onaylamak için daha büyük bir ağa bağlı olduğu göz önüne alındığında, ne kadar hızlı hareket edebileceğinin bir sınırı vardır.

2) Yüksek Enerji Maliyetleri:

Blok zincir, kullanıcıların işlem ücretlerinden tasarruf etmesini sağlarken, teknoloji ücretsiz değildir. Bitcoin ağının işlemlerini doğrulamak için kullandığı PoW sistemi, büyük miktarda enerji tüketimine neden olur. Bu enerji tüketimi ile çevreye büyük bir karbon yükü yaratır.